Blog Home

  • Büyük(?) İnsan Olmak

    Kasım 11, 2023 yazar

    Bu yazı, bloğumda yazdığım birçok yazımın aksi yönünde çok daha geniş çapta kendimle sohbet edeceğim bir deneme havasında hissettirecektir. Girizgahtan da anlaşılabilir bu değil mi? Bu karar tamamıyla kendi isteğim üzerine alınmıştır. İlkokuldayken hiç unutmam, okuma günleri olurdu. Sınıfımızın da bir kütüphanesi vardı, orada Damla yayınevi olması lazım -bu husus çok da önemli değil sadece… Devamını oku

  • Albüm Dinler Miydiniz?

    Kasım 21, 2021 yazar

    Bugün sizi oldukça meraklandıracak ve düşünmeye itecek kısa bir sorum var: En son ne zaman bir şarkıyı albümle beraber bir bütün halinde dinlediniz? Günlük hızlı yaşantımız içerisinde market ürünlerini tüketmek haricinde birçok kültürel ürün de tüketmeye bugünlerde epey bir merak sardık, metrolarda izlemiş olmak ve uzun yolculuğun can sıkıntısını gidermek için Netflix izliyoruz- buna film… Devamını oku

  • Sürdürebilirlik Hakkında Bir Mukabele

    Haziran 5, 2021 yazar

    Bir takım bilim adamının öne sürdüğü ortak görüşe göre, İnsanlığın son 300 yıldaki Dünya üzerindeki etkisiyle beraber Antroposen adını verdiğimiz ve uyum sağlama ilişkilerinde rollerin değiştiği bir döneme girdiğimiz söyleniyor. Böylesi bir dönemde İnsanlığın doğaya uyum sağladığı sürecin tam aksine roller değişmiş bulunmakta dünya insanlığa uyum sağlamaktadır, buna dair varsayımlarının kanıtlarını da küresel ısınma ve… Devamını oku

  • Firmitas, Utilitas, Venustas

    Kasım 8, 2020 yazar

    Suzanne Langer’ın zamanında belirttiği üzere: ‘’Mimarlık, bütün bir çevrenin görünür kılınmış biçimidir.’’ söz gelimi mimarlık, sonsuz hacimdeki elimizde bulunan doğa kümesini sınırlı bir hacimdeki bir forma kavuşturup insanoğluna sunmaktır. Mühendis düşünme tarzımla izah edebileceğim şekilde: Vitruvius’un yüzyıllar önce bize sunduğu denklem olan işlevsellik (Utilitas), Firmitas (Sağlamlık) ve Venustas (Güzellik) bileşenlerinin toplamı, yüzyıllardır vakti zamanında Le… Devamını oku

  • Bir Söz

    Aralık 19, 2019 yazar

    -”Nereye hemşerim?” ‘Nereden hemşeri oluyoruz?’ diye düşündü esmer genç. ”Hemşeri olsak yolumu keser miydin?’ ”Fen fakültesi,” dedi; sonra, sanki hangi şehirde olduğunu unutmuş gibi, ” Ankara Fen Fakültesi” diye tekrarladı. ”Evet burası, ne olmuş?” Delikanlı buruşuk yakasını ceketinin içine soktu: Giriş sınavı gibi bir söz mırıldandı, başını kaldırıp baktı. Kapıyı tutan koyu renkli engel, yetkili… Devamını oku

Tüm gönderileri görüntüle

Follow My Blog

Get new content delivered directly to your inbox.

Yorum bırakın

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın